Hrant Dink etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hrant Dink etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Hrant Dink'le Dertleşmek.

/ /
3 yıl oldu. Biz Hrant Dink'i unutmadık. Hrant Dink'le dertleşmek istersen... Bu da 19 Ocak 2009 tarihinde benim yazdığım bir yazı: ÖZÜR DİLİYORUM “1915'te Osmanlı Ermenileri'nin maruz kaldığı Büyük Felâket'e duyarsız kalınmasını, bunun inkâr edilmesini vicdanım kabul etmiyor. Bu adaletsizliği reddediyor, kendi payıma Ermeni kardeşlerimin duygu ve acılarını paylaşıyor, onlardan özür diliyorum.” İmzamı verdim, 301’lik ha oldum ha olacağım. Internet üzerinden www.ozurdiliyorum.com başlıklı siteye girip imza verdiğimiz anda, biz “Ermeniciler”, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın TCK’nın 301’inci maddesine dayanarak açtığı soruşturma kapsamına giriyormuşuz (Yeni Çağ gazetesi, 10 Ocak 2009). Davalı listesi hayli kalabalık. Bu satırlar kaleme alınırken imza veren, yani davalı sayısı toplam 27 775 ve aralarında memleketin tanınmış entelektüelleri, müzisyenleri, siyasetçileri, yazarları, oyuncuları, şairleri de var. Ama biz alışığız ottan külahtan davalar açılmasına, düşünce suçlarına. Yalnız bir de şöyle bir durum var ve bu çok daha vahim; memlekette bu 27 775 kişiyi vatan haini, meczup ve hatta cahil olarak gören baskın bir çoğunluk var ve bu insanların hepsi “bildiğin” faşist değil. “Bildiğin” faşistlerin kim olduğu belli; Sakarya üniversitesi akademisyenlerinin liderliğinde, “Özür diliyorum” kampanyasına karşı başlatılan “Reddediyorum” kampanyasına imza verenlerin (bu yazı yazılırken sayıları 21 339’a ulaşmıştı) tümü. Bence. Ama bırakalım biz onları da, şu kendimizi bir türlü anlatamadığımız / bizi bir türlü anlamayan halkımıza yani faşist olmadığı halde bizi en iyi ihtimalle deli, en kötü durumdaysa “işbirlikçi” sananlara seslenelim. Ey halkımız, ey ülkesini sevenler; bu kampanya iddia ettiğiniz gibi “soykırım iftirasının kabul edilmesi için diasporanın yerli işbirlikçileri tarafından başlatılan çirkin özür kampanyası” değildir. Biz diasporanın yerli işbirlikçileri değiliz. Biz bu memlekette yaşayan, düşünce ve ifade özgürlüğünü savunan, tarihin üzerimize yıktığı insani sorumluluğu unutturmamayı hedefleyen, son dönemde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün bile, meczuplar meczubu CHP milletvekili Canan Arıtman’ın “suçlamalarına” istinaden, “ne münasebet, Ermeni kökenli filan değilim ben!” diye kendini savunmasını gerektiren ırkçı memleket atmosferinden artık bunalmış olan, halkların kardeş olduğuna, empatinin önemine inanan, adalet isteyen insanlarız. Bir saniyeliğine şunu düşünelim; Fransa’nın neo-faşist Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy bile Polonya kökenli olduğunu göğsünü gere gere söylerken, hatta bundan kendine siyasi rant çıkarırken, Abdullah Gül’ün Ermeni kökenli olması ihtimali neden bu kadar konuşuluyor ve neden bu derece “küfür” addediliyor bu memlekette? Hem Canan Arıtman kimdir? Nasıl bu kadar pervasızca ırkçılık yapabilmektedir? Peki ya Cumhurbaşkanı nasıl geniş geniş kendini “savunmaktadır”? Savunacak ne var? Savunacak belli ki çok şey var. Bu yüzden de özür diliyoruz. Ermenilik bu memlekette bir “küfür” kabul edildiği için de utanıyoruz ve özür diliyoruz. Bu hafta güzel kalpli, güzel insan Hrant Dink’i anma haftası. Her ne kadar kültür sanat yazısı yazmaya oturduysam da, olmadı.

info

gorkemcanuygun@gmail.com
görkem_cu
pan
eda

mass

 
Copyright © 2010 Postmonkey, All rights reserved
Design by DZignine. Powered by Blogger