17. Uluslararası Caz Festivali'nin en beklenen ismi şüphesiz 80'lerin kült imajlarından Grace Jones. Son dönemde Lady Gaga'nın kendisini taklit ettiğini söyleyerek gündeme gelmişti, malum kendisi 80'lerin 'fena' giyim tarzının tersine androjen tarzıyla fark yaratmıştı. İstanbul'a kadar gelmişken mutlaka izlemek gerek. 16 temmuzda Harbiye Açıkhava'da sahne alacakmış. bilginize.
Festival etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Festival etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Grace Jones Istanbul'da!
17. Uluslararası Caz Festivali'nin en beklenen ismi şüphesiz 80'lerin kült imajlarından Grace Jones. Son dönemde Lady Gaga'nın kendisini taklit ettiğini söyleyerek gündeme gelmişti, malum kendisi 80'lerin 'fena' giyim tarzının tersine androjen tarzıyla fark yaratmıştı. İstanbul'a kadar gelmişken mutlaka izlemek gerek. 16 temmuzda Harbiye Açıkhava'da sahne alacakmış. bilginize.
Freshtival 2010
Miller Freshtival 29 mayıs 2010'da Maçka Küçükçiftlik Park'ta. Birçok yabancı grup ( Mika mesela) ve Fuji Kureta, Sakin gibi yerli grupların sahne alacağı festivale mutlaka gidilmeli. biletler burada.
Umut Kadınlarda !!
8. Uluslararası kadın filmleri festivali 12 martta yani dün başladı. 18 Nisan 2010'a kadar devam edecek festivalin bu sene belli bir teması yok. Ama bir sloganı var 'Umut Kadınlarda!' 20 ülkeden 53 film gösterilecek, panel ve söyleşilerle festival tamamlanacak. Hem Filmmor Kadın Kooperatifi hem de festivalle ilgili detaylı bilgiler için Filmmor'un resmi sitesi ziyaret edilebilir.
Opzzz! Manifest Festival
by
gorkem_cu
/
/
Posted in
Bandista,
Festival,
fuji kureta,
opzzz,
opzzz manifes festival
Eğlence endüstrisi, müzik piyasası yahut kültür/sanat alanı adlarıyla, farklı zeminler gibi görünse de aynı popülerleştirme, paketleme, etiketleme, ekonomik, duygusal yahut türsel sömürü mekanizmasıyla işleyen tek bir pazar sistemi içinde ve bunun alternatifini geliştirme gayesiyle hamlelerde bulunmayı, truva atı eylemlerini ve kendi gündemini yaratmayı mesele edinir. Aynı saiklerle hareket eden artistik, politik, yaşamsal ve yine tür ötesi eylemler, yapılar, bireyler ve çağrılarla dayanışmayı, ortak iş koymayı bir ilke olarak önüne koyar.Bir ay boyunca düzenlenecek olan etkinlikler silsilesinde, Postmonkey dostu Fuji Kureta'nın yanı sıra Bandista gibi dikkat çekici isimlerde yeralacak. Unutmadan! "Opzzz tarzıyla değil tavrıyla mevcuttur!"
Program:
12 EYLÜL – SEPTEMBER 12th
AKIN VAR – Exodus (roots, reggae, afro, salsa, drum’n'bass, dub, hiphop)
Enzo Ikah
Sultan Tunç feat. Bandista
FitiSound
—
19 EYLÜL – SEPTEMBER 19th
TEKİNSİZ SULAR-Uncanny Waters (elektronik, down beat, garage, punk, alternatif, dub, grime)
Fuji Kureta
Deli
Gözel Direnal DJ/VJ Set
fotoşopajlar: soopisgoodfood
—
26 EYLÜL – SEPTEMBER 26th
AVAM-Commons (folk, fusion, jazz, lounge, bossa nova)
Viya
Jülide Özçelik
A-lee aka Divan
—
3 EKİM – OCTOBER 3rd
YÜRÜYÜŞE DEVAM- Keep on Marchin’ (arabix, rock, ista, klezmer, manouche, ska, marchin)
Ahibba
Bandista
Selekta Mikrofon
Tüm etkinlikler Haymatlos'da.
Daha detaylı bilgi için; Opzzz
Festivalden geriye kalan birazcık MILK...
by
Unknown
/
/
Posted in
Eşcinsel,
Festival,
Gus Van Sant,
Harvey Milk,
Milk,
Sean Penn,
SİNEMA
Bu sene İstanbul Film Festivali oldukça hareketliydi. Salonlar krize rağmen kalabalık, festival seyircisi de güzel bir kitleydi. Sanki. Filmlerden film beğenemediğimiz bu iki hafta içinde bir film izledik ki, başrol oyuncusuna ve canlandırdığı karakterin kendisine hayran kaldık, birincisine “işte sinema oyunculuğu böyle olur”, ikincisine de “işte aktivistlik dediğin böyle yapılır”, dedik.
70‘li yılların Amerika'sında eşcinsel olduğunu saklamayarak ve hatta eşcinsel hakları üzerinden politika yapan ve Kaliforniya eyaletinde Belediye Meclisi’ne seçilen ilk açık eşcinsel erkek olan Harvey MILK’i canlandıran Sean Penn gerçek bir aktör. Kendisi hareketleri, konuşması, bakışları, tutkusu, aktivistliği, sevecenliği, sevimliliği ile Harvey MILK oluvermiş adeta. Rolüne fazlasıyla emek harcadığı ve karakteri severek canlandırdığı her karede belli oluyordu ve seyir zevkimizi ikiye katlıyordu. Şahsen benim izlediğim seansın sonunda seyirciler filmi alkışladılar. Bir çoğu da (ben dahil) hüngür hüngür ağladı.
Burada bir parantez açmak isterim, sinema gibi bir sanat dalında alkış gerçekten samimi bir tepki bence, çünkü o anda ne yönetmen var salonda, ne de filmin bir oyuncusu, bir çalışanı, yapımcısı. Buna rağmen insanlar alkışlıyorlarsa, bu sanki “çok beğendik, pek etkilendik, valla bravo” anlamına geliyor; kendilerini tutamadıklarından alkış tutuyorlar yani karanlık salonda.
Bu heyecanın müsebbibi yukarıda da belirttiğimiz gibi iki kişi: olağanüstü oyunculuğuyla Sean Penn, ve fakat bir de elbette ki Harvey MILK’in kendisi. Halk arasında kullanılan ve kaypaklık yapanlara yapıştırılan çok afedersiniz “ibne” tabirini yalanlarcasına, bu homoseksüel MILK kardeşimiz pek yiğit bir insanmış. Aldığı yüzlerce ölüm tehdidine rağmen asla geri çekilmemiş. İlk aday olduğu seçimlerde bir türlü yeteri kadar oy alamasa da mücadelesini terk etmediği gibi bir de iyimserliğinden ve neşesinden bir şey kaybetmeyen, etrafına moda ifadeyle pozitif enerji saçan bir kişiymiş. Sürekli etrafındaki eşcinsel gençlere yardım etmiş, iyi insan olmanın bütün özelliklerini hayatı boyunca taşımaya özellikle dikkat etmiş.
Filmimiz Sean Penn’in oyunculuğuna ve Harvey MILK’in hayran olunası kişiliğine rağmen yer yer uzatmalara teslim olmuş ama, bu da Gus Van Sant isimli yönetmenimizin bir nevi imzası diyelim. Her ne kadar filmin konusuna hakimse ve 70’lerin Amerika’sının havasını yansıtmayı çok iyi başarmışsa da, yönetmen filmini bu tansiyon düşürücü uzunluklardan kurtaramamış.
Neticede bu önemli eşcinsel aktivistin hayatını konu alan ve çoğumuzun mustarip olduğu homofobiyi tekrardan düşünmemizi sağlayan, ama aynı zamanda mücadele, dayanışma, yaşama sevinci, birlikten doğan kuvvet gibi konuları da aklımıza getiren, ağlattığı kadar umut da veren bu filmi herkeslere tavsiye ediyoruz.
İKSV'nin mutluluk aşılayan festivali:
Festivalde “Issız Adam”dan, “Nokia Nseries Kısa Film Yarışması”na ve Oscar’da Sean Penn’in konuşması ardından büyük ilgi gören “Milk” filmine kadar birçok filmi izlemek mümkün.
İlgilinin bilgisine, biletler 21 Mart Cumartesi günü satışa çıkıyor ayrıca Lale üyesi olmanız da İKSV festivallerinde size büyük avantajlar sağlıyor. Biletleri erkenden ve daha ucuza alabiliyorsunuz.
Detaylı bilgi için: festival programı/ takvimi.
Labels
fotoğraf
Video
illüstrasyon
müzik
SİNEMA
Poster
tasarım
Animasyon
reklam
Marilyn Monroe
star wars
resim
heykel
Gif
enstelasyon
Street art
küresel felaket
Kısa Film
Sergi
fuji kureta
polaroid
tipografi
yerleştirme
Andy Warhol
Festival
Pixel art
futbol
lego
michael jackson
star wars kafası
yakın tarih
dijital resim
performans
wwf
Banksy
Minimalizm
güncel sanat
portre
Büyük Ev Ablukada
Konser
Minimalist
Super Mario
Vincent Gallo
ben olsam utanırım
bp
dergi
japonya
moda
sigara
çizgi roman
Avatar
Batman
Edebiyat
Logo
Stop Motion
Superman
berlin
kavramsal
mimari
slow motion
t-shirt
video game
Belgesel
Franz Kafka
Graffiti
grafik dizayn
grafiti
kitap
kolaj
pornografi
